Anasayfa  
     Hakkımızda  
     Genel Sekreterliğimiz  
     Yönetim  
     Personel  
     HKS Kalite Yönetimi  
     Birimler  
     Hekim Çalışma Listesi  
     İhaleler  
     Bilgi Edinme ve Hasta Hakları  
     Hastalık Köşesi  
     İstatistik  
     Hastane Muayene Saatleri  
     Ziyaretci Kuralları  
     Ziyaretçi Defteri  
     Haber Arşivi  
     Fotoğraflar  
     Linkler  
     İletişim  
     Şikayet ve Önerileriniz  
       
     
     
       ZİYARETÇİ DEFTERİ
       
       LİNKLER
 
 » Kurşunlu Kaymakamlığı
 » Sağlık Bakanlığı
 » Çankırı İl Sağlık Müdürlüğü
 » Çankırı Valiliği
 » Çankırı Devlet Hastanesi
  Devamı için tıklayınız
 
     
       ANKET
 
Kilo probleminiz var mi?
Evet (Az yememe rağmen )
Hayir (Fitim)
       
 
       KURŞUNLU'DA HAVA
 

 

 

 

 
     
 
Ziyaretçi Sayısı : 1129887,
Hit : 1739227
Online Kişi Sayısı : 2
 
 
 
 
 
Göz
 

Görme organıdır. Omurgalılardaen gelişmiş duyu organı olup, insanlarda mükemmelleşmiştir. Karanlık bir gecede gökyüzüne baktığımızda milyonlarca kilometre uzaklıktaki yıldızları görebilmekteyiz.

Göz, önemi hassasiyeti, çeşitli darbelerden ve dış etkenlerden, kolayca etkilenebilmesi dolayısıyla insan vücudunda sağlam bir miğfer içine yerleştirilmiştir. Gözün, içinde bulunduğu ve kemiklerle çevrili bu boşluğa,göz çukuru(orbital) denir.
Üstte kaş ve kaş kemiği,içte burun kökü ile çevrelenmiştir.Göz kapağı yabancı maddelerden gözü korur.Göz çukurunun hacmi 29 cm3 kadardır.İçinde göz yuvarlağı,gözü hareket ettiren kaslar,damar ve sinirler ile bunlara yastık vazifesi gören yağ dokusu bulunur.
Göz,beynin dışarıya açılan penceresidir.Gözleriniz,sizi muayene eden bir Nöroşirürji uzmanına ,kafatasınız içinde olup bitenler hakkında bir çok sır verir.Gelin şimdi, bu ilginç ve olağanüstü organı daha yakından tanıyalım.
Göz yuvarlağı:
Göz,bir soğanın katları gibi   iç içe   üç tabakadan oluşmaktadır.
1-Sert tabaka: En dışta olup,bağ dokusundan yapılmıştır.3  bölümdür.
a) Kornea:Öndeki saydam    tabaka.
b) Sklera :Arkada bulunan    sert  tabaka .Skleranın rengi   beyazdır.
c)Konjonktiva:Sklerayı   örten;bir soğan zarını andıran,kaygan ve damarlı mukozadır.

2-Damar tabaka(UVEA):
Sert tabakanın içinde bulunur.Bol kan damarları içerir.Bu damarlar gözün beslenmesinden sorumludur.Damar tabakada 3 kısma ayrılır.
a)Koroid kısım:Arkada büyük bir kısmı meydana getirir.
b)Siliar cisim:Koroid ile İris arasındadır.Siliar kas burada bulunur.Lifçikler(zonüller) yardımıyla göz merceğini(lensi) de taşır.
c) İris:Göze rengini veren oluşum.
3-Sinir Tabaka:Retina.Görmeyi sağlayan kısım.

GÖZÜN BÖLÜMLERİ

Gözlerimizin bölümleri hakkında detaylı bilgiler;

        
Kornea:
Gözün en ön kısmında yer alır.Bombeli ,saydam ve damarsız  bir  dokudur.Görevi ,ışığı odaklamak ve gözü dış etkenlerden korumaktır. Yaklaşık yarım mm kalınlığında 12 mm çapındadır.Korneanın ön yüzeyi ; gözün temel kırıcı bileşenidir.Gözün diğer kırıcı bileşeni  lenstir.Görme eylemi görev dağılım listesine göre:her iki tabaka da ; göze giren ışık ışınlarının retinada (gözün sinir tabakası) net bir görüntü oluşturacak şekilde kırılmasından sorumludurlar.Ama bu konuda korneaya daha çok iş düşer.
Korneanın ışık ışınlarını az kırması hipermetrop,çok kırması miyop,her yönde eşit kırması astigmat denen kırma kusurlarına neden olur.
Kornea ışığın net bir şekilde kırınımı için, saydam olmak zorundadır.Bu nedenle yapısında kan damarları içermez.Korneanın oksijenlenmesini ve beslenmesini dışta gözyaşı salgısı,içte ise göz içi sıvısı(vitre) sağlar.Kornea, yapısında bir çok sinir lifi içerir ve dış etkenlere karşı çok hassastır. Sinir lifleri, göz kırpma refleksi ve destekleyici özellikleri ile korneanın sağlığını korur ve devamını sağlar. Kornea embriyolojik olarak saçlarımız, tırnaklarımız ve derimiz gibi ektoderm kökenlidir, bu nedenle sürekli olarak yenilenir.
Kornea saydamlığını yitirirse,gözün görme işlevi bozulur.Cisimleri algılamaz,sadece ışığı ,hareketleri fark edebilir.Bu durum, kornea naklini gerektirir.Kornea naklinde;saydamlığını kaybeden kısım, daire şeklinde kesilerek çıkarılır.Yerine kadavra gözünden alınmış  parça yerleştirilir.Gözün tamamının nakli  tıbben mümkün değildir

İris:
Gözün ön bölümünde yer alan korneanın hemen arkasında bulunur.Göze rengini veren damarsal tabakadır. Gözün rengi iristeki kromatofor hücrelerdeki pigment (renkli tanecikler) ile sağlanır. Pigment miktarı az ise göz açık renkli, fazla ise göz koyu renkli olacaktır. Bebeklerin irisindeki pigment miktarı daima az olduğu için gözleri açık renklidir.Yapısındaki kaslarla kasılıp gevşemesi ,irisin ortasında bulunan ve gözbebeği(pupilla) denilen boşluğun, büyüyüp küçülmesini sağlar.Işığın az ya da çok olmasına göre genişleyip büzülen bu boşluk, yani gözbebeği ; bu özelliğiyle,fotoğraf makinelerinde ki diyafram gibi göze  giren ışık  ışınlarını dengeler.

Lens(mercek):
İris ve pupillanın(gözbebeği) arkasında 4-5mm kalınlığında,9 mm çapında şeffaf,ince kenarlı dairesel bir mercektir.Damarsız bir yapıdır.Jel kıvamında kristal gibi bir maddedir.Bu yüzden ''göz billuru''diye de adlandırılır.Yeni doğan ve çocuklarda yumuşak olan mercek,yaş ilerledikçe katılaşır.Korneadan sonra,göze giren ışık ışınlarını ikinci kez kıran tabakadır.Korneadan farkı ; uzak ve yakın her mesafedeki cismi net görebilmemiz için; lensin kırıcılığının esnek bir yapıya, yani zoom özelliğine sahip olmasıdır.

Retina:
Gözün arka duvarını kaplayan sinir tabakasıdır.Görmeyi sağlayan kısım burasıdır.Göze giren ışık ışınlarının , odaklaşmasıyla oluşan görüntüyü; elektriksel sinyallere çevirip, hassas hücreleri vasıtasıyla göz sinirine iletir.Retinanın ikicins hassas hücresi vardır: Koniler ve batoneler (basiller). Bir gözde 5 milyon koni, 120 milyon basil bulunur.Koniler gündüz görmeyi, renk ve şekil görmeyi sağlarken, basiller alaca karanlıkta ve etrafı görmeyi sağlar.

Optik sinir (göz siniri):
Görme siniri, göz içindeki ,retinanın  hassas hücrelerinden başlar. Sağ ve soldan gelen sinir birleşir ve liflerin yarısı çapraz yaparak yine iki ayrı sinir halinde sağ ve sol arka beyindeki görme merkezine ulaşırlar.Ve görme eylemi gerçekleşir.

Makula:
Makula gözün arkasında yer alan ve detayları görmemizi sağlayan bir bölgedir.Makula sayesinde okuyabilir  ya da iğneden iplik geçirebiliriz.

Vitreus(aköz):
Vitre, gözün içini doldurur. Şeffaf olan bu sıvı yumurta akı kıvamındadır. % 99?u su, % 1'i proteindir ve hacmi 3,9 cm3 kadardır.Sliar cisimde üretilir.

Gözyaşı kanalları:
Gözyaşı pınarından sonra, hem üst hem de alt göz kapağında iç kenara yakın yerleşmiş  küçük deliklerle başlayan kanalcıklar gözyaşı kesesine açılır.Buradan da burun boşluğunun alt açıklığına ulaşır.

Gözyaşı bezi:
Gözyaşının üretildiği küçük boyutlu bir bezdir. Orbitanın (göz çukurunun)üst dış kısmında yerleşir. Burada üretilen gözyaşı; bezin boşaltım kanalcıkları ile üst göz kapağında bulunan konjunktiva kesesine akar. Buradan da göz kapaklarının kesiştiği iç yanda yer alan gözyaşı pınarına gelir.
Gözyaşı :
Gözyaşı,saydam bir tabaka olan  korneayı düzgün hale getirir.Hücreleri besler. Mekanik olarak yıkama yapar ve içindeki mikrop öldürücü maddeler yardımıyla biyolojik temizlik yapar.Gözyaşının fonksiyonlarından biri konjonktivayı nemli tutmaktır. Diğer bir fonksiyonu da , konjonktiva kesesine birikmiş küçük partikülleri, göz küresi boyunca dıştan içe doğru sürükleyerek gözün iç kısmındaki kanallara taşımaktır. Bu fonksiyonlarını yerine getiren gözyaşı,göz kapaklarının iç kısımlarındaki deliklerden,küçük kanallar vasıtasıyla,burun kökündeki gözyaşı kesesine dökülür. Buradan da küçük bir kanalla burun boşluğuna akar.
Fazla göz yaşı yanaklara doğru taşar (ağlama esnasında). Yaşın ilerlemesi ile birlikte, konjonktiva incelir ve kurur. Bu durum konjonktivanın iltihaplanması ve kan damarlarının genişlemesine neden olur.

Gözün dış kasları: 
Gözün dış kasları, altı adettir. Gözün içe, dışa, aşağı, yukarı, aşağı içe ve dönme hareketlerini sağlarlar. Göz kasları arasındaki dengesizlikten şaşılık meydana gelir.
Göz kapakları:
Gözü dış ortamdan koruyan bölümdür.Göz kapaklarının dış yüzünü ince deri, iç yüzünü konjonktiva örter.Kapakları açan ve kapatan adaleler vardır. Bu adeleler kırpma refleksiyle kapağın periyodik hareketini sağlar.Kapak kenarlarında kirpikler bulunur. Kirpikler, üst kapakta 150, alt kapakta 75 adet kadardır. Diplerinde yağ ve ter bezleri bulunur.

Yukarıda anlatılanlardan anlaşılacağı gibi, göz, muazzam bir yapıya sahip, çok kıymetli bir organımızdır,nazik oluşuna uygun olarak iyi korunmuştur.

GÖRME MEKANİZMASI

Görmeyi sağlayan gözün tek bir bölümü değildir.Görme eylemini, olimpik bir bayrak koşusuna benzetecek olursak ; görmede görev alan tüm elemanlar da Göz ülkesi adına koşan atletlerdir.

 

Herhangi bir cisimden   yansıyan ışık ışını , göz kapakları arasından geçer ve saydam kornea tabakasına gelir. Korneada kırılarak, pupilla dediğimiz, gözün ortasındaki boşluğa ulaşır. Pupillanın arkasında bir çok ince lifçikle yerinde asılı duran saydam lens bulunmaktadır. Lensi de geçen ışık ışını ,belli oranda bir kez daha kırılarak gözün arka kısmında bulunan retinanın üzerine TERS OLARAK düşer. 

Buradan itibaren bayrağı,  göz siniri(optik sinir) devralır.Göz siniri ;retinaya düşen bu ters görüntüyü,beynin arka kısmında yer alan görme merkezine taşır.Optik sinir de görevini yaptığında burada düz bir görüntü oluşur ve görme gerçekleşir.
Gözün bütün bölümleri görme olayında etkin rollere sahiptir.Kısaca;Her bir koşucu herhangi bir sakatlık,kusur ya da hastalık göstermeksizin bu bayrak koşusunu tamamlarsa,görme tam,doğru ,net ve otomatik olarak gerçekleşir.

Bu olay öylesine kendiliğinden ve doğal  olmaktadır ki,ciddi anlamda bizi zorlamadığı sürece gidip bakım ve muayene dahi yaptırmayız.Oysa  dünya üzerinde olup bitenlerin % 95 ini bu olağanüstü  organ sayesinde algılarız.

GÖZÜN KIRMA KUSURLARI

Gözün kırma kusurları Miyop, Hipermetrop, Astigmat, Presbiyopi hastalıklarıdır.

 

Miyop:
Korneanın  bombeliğinin fazla öne doğru  olması ya da göz boyunun normalden uzun olması sonucu,kornea ve göz merceğinde kırılan ışık ışını tam olarak retina üzerinde değil,retina önünde odaklaşır .Yani görüntü retina önünde oluşur bu da  uzaktaki cisimlerin net olarak görülememesine neden olur.

Tedavi:Gözlük,kontakt lens kullanılarak giderilebildiği gibi doktorun tavsiyesi ve hastanın tercihine göre ileri lazer teknolojisiyle de düzeltilebilir.

Hipermetrop:
Korneanın bombeliğinin öne doğru az olması ya da göz boyunun  normalden kısa olması nedeniyle,kırılan ışık ışınları retinanın üzerinde değil,arkasında odaklaşır.Yani görüntü retina arkasında oluşur.Bu da yakındaki cisimlerin net görülememesine neden olur.

Tedavi:Gözlük,kontakt lens kullanılarak giderilebildiği gibi doktorun tavsiyesi ve hastanın tercihine göre ileri lazer teknolojisiyle de düzeltilebilir.

Astigmat:
Net bir görüş;pürüzsüz ve her eksende aynı kaviste bir korneayla mümkündür.Kornea nın belli bir eksende daha fazla ya da daha az kavisli olması ışık ışınlarının, her yönde aynı derecede kırılmamasına neden olur.Bu da astigmat dediğimiz göz kusuruna neden olur.Astigmatta;görüntünün bir kısmı retina önünde,bir kısmı retina üzerinde,bir kısmı da retina arkasında oluşur.Bu durum baş ve göz ağrılarına yol açabilir.

Tedavi:Gözlük,kontakt lens kullanılarak giderilebildiği gibi doktorun tavsiyesi ve hastanın tercihine göre ileri lazer teknolojisiyle de düzeltilebilir.

Presbiyopi:
Sağlıklı bir gözde,uzağa bakarken göz merceğine çok iş düşmez.Ama yakına bakarken,göz merceğinin bombeliği artıp azalarak,yani zoom yaparak normal bir görüş sağlanır.Presbiyopi ; yaşın ilerlemesiyle ortaya çıkan  , göz merceğinin  bu esnekliğinin azalması ve  zoom  yeteneğini kaybetmesi durumudur.Bunun sonucu olarak kişi yakını net göremez.40 yaşından itibaren okuma güçlüğüyle kendini gösteren bu rahatsızlık,yaşın ilerlemesiyle gittikçe artar.

Tedavi:Piresbiyopi,yaşamımızın  doğal sürecinin  bir sonucudur.Bu nedenle miyop,hipermetrop ve astigmat gibi  lazer ile tedavisi  söz konusu değildir. Gözlükle düzeltilir.Presbiyopi,'okuma gözlüğü' kavramının hayatımıza girişinden sorumludur.

 
17 Ekim 2017 Salı    
 
 

 
  Fotoğraf Albümü
 
Hastane önü
Hastane
Hastane Bahcesi
 
     
  Hastane Duyuruları
 
 
     
   DUYURULAR
 
     
     

Çankırı Kurşunlu İlçe Hastanesi
Tel: 0 376 465 10 16 - 0 376 465 20 26
Fax: 0 376 465 10 37 (Başhekim) - 0 376 465 17 86 (Hastane Müdürü) - 0 376 465 25 30 (Döner Sermaye)
©2008 - Tüm Hakları Saklıdır